Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ahmet Özer'in son açıklamalarına karşı sert bir yanıt verdi. Özer’in ifadelerinin, “terörsüz Türkiye” hedefine tamamen zıt bir yaklaşım sergilediğini belirten Bahçeli, söz konusu durumun ulusal güvenlik açısından büyük bir tehdit oluşturduğunu vurguladı. MHP liderinin bu çıkışı, partinin milli güvenlik konularındaki tutumunu ve terörle mücadeledeki kararlılığını bir kez daha gözler önüne serdi. Bahçeli’nin, parti içindeki diyalektiği şekillendiren üslubu, Türk siyasetinde önemli bir tartışma başlattı.
Devlet Bahçeli, Ahmet Özer’in açıklamalarını eleştirirken, Türkiye’nin terörle mücadelede ne denli kararlı olduğunu yineledi. “Ülkemizin toprak bütünlüğü ve milli birliği, terörizmle mücadele kararlılığındaki sürekliliğimizle mümkündür” diyen Bahçeli, terörün kökünü kazıyacak bir perspektife ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Bahçeli, ayrıca “Terörsüz Türkiye” hedefinin toplumun her kesimi tarafından desteklenmesi gerektiğini vurgulayarak, bu hedefin yalnızca siyasi bir söylem değil, aynı zamanda ulusal bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti.
Bahçeli’nin bu sert tavrı, MHP içindeki tartışmaları alevlendirdi. Parti üyeleri arasında, Özer’in tutumu ile Bahçeli’nin görüşleri arasında ciddi bir ayrışma olduğu gözlemleniyor. Bazı parti üyeleri, Bahçeli'nin eleştirilerini abartılı bulurken, diğerleri ise MHP’nin terörle mücadeledeki kararlılığının bir gereklilik olduğunu savunuyor. Bu çatlak, parti dinamiklerinde yeni bir tartışma ortamı yaratabilir. Ahmet Özer’in, bağlı olduğu siyasi ve toplumsal kesimlerle olan ilişkisini nasıl sürdüreceği ise merak konusu. Özer’in açıklamaları ne denli eleştirilse de, içindeki mücadelenin taraftarları tarafından kabul gördüğü de bir gerçektir.
Özer'in ifadeleri, aynı zamanda partinin tabanındaki tedirginliği de artırdı. MHP mensupları, “terörsüz Türkiye” hedefinin altında yatması gereken taşların kimler tarafından döşendiği sorusunu gündeme getirdi. Bu bağlamda Bahçeli’nin, Ahmet Özer’in açıklamalarına yönelik tepkisi, sadece bir eleştiri değil, aynı zamanda MHP’nin öz kimliğini koruma çabasının bir yansıması. Bahçeli'nin, terörle mücadeledeki kararlılığını sürdürerek, MHP'nin daha geniş bir ulusal konsensüs oluşturma temennisinin de arkasında durduğu görülüyor.
Sonuç olarak, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin Ahmet Özer ile ilgili yaptığı açıklamalar, milliyetçi kesimlerin siyasette ne kadar hassas ve tepki verici bir noktada olduğunu ortaya koymuş oldu. Bahçeli'nin bu tutumu, terörle mücadeledeki kararlılığı artıracak mı, yoksa parti içindeki gerilimi mi tırmandıracak, zamanla göreceğiz. Ancak bir gerçek var ki; Türkiye'nin milli menfaatleri, her türlü siyasi çekişmenin ötesinde öncelikli bir konumda durmaya devam edecek.